ataturk Imzali

2012 den itibaren ziyaretci

Besucherzaehler  

BAYRAK4

Firat Altunyurt

 

İstanbul`da Hava durumu

Click for Istanbul, Turkey Forecast  

Firat Altunyurt

AYIŞIĞININ İZİNDE

Büyütmüş dalgalarını da
Dağıtmış uzaklara Karadeniz.
Kız çocuklarına bebek,
Oğlanlara çelik çomak getirmiş
Ağaç dallarından.
Annemin türküsünü taşımış
Yüz yıllar boyunca
Üzerinde dola
şan rüzgar.

Gelinler hep başları yerde,
Gözleri ufukta dolaşmış
Tenha kıyılarında.
Denize açılan kayıklar gibi,
Yitip gitmiş çocuklar
Sabahın alacasında,
Umutları ve türküleriyle
Ayışığının izinde...

24.09.2003 Fırat Altunyurt

 

ANNELER GÜNÜ
 
Sana bugün neden gelemediğimi,
Kardeşim anlatır anne,
Yanağına sokulup koklar gibi,
Yüzümü yağmurdan saklar gibi,
Neden öpemediğimi..
Benim için patates kızart bugün,
Köfteler iri iri olsun,
Su böreğini iki tepsi yap ki,
Tüm komşular doysun..
Sana bugün neden gelemediğimi
Kardeşim anlatır anne,
İki kere sarıl
Ve iki kere öp yanaklarından onu,
Beni de gör çocuk gözlerinde
Gülümse...
 
Fırat Altunyurt 07.05.2004 11:45
 
 BU ŞEHİRDE
 
“Çığlık çığlığa öter bu martılar bu şehirde”
                                
İnsanlar konuşamaz bağırmadan...
 
Hemen kızıp, hemen affederler,
                             farkına varmadan.
Bu şehirde gürültülü dolaşır
                                         arabalar.
Vara yoğa korna çalar...
Kızar çalar sevinir çalar,
 
Canı sıkılır yine çalar.
                    
 
Ama ne zaman insem
                           deniz kenarına,
Yada çıksam Çamlıca `nın
                             gecekondu manzaralı
                                                   yamaçlarına,
 
Yüreğim kıpırdanır, coşkuyla dolar...
 
Bu şehirde...
                              
Fırat ALTUNYURT
                                                   23.02.2002   13:45
 
AĞLARIM
 
Dökülür yapraklarım
Birdenbire,
Sonbahar gelir
Bu yeni yetme ömrüme,
Sen gidince..
Bir fırtına kopar
Savurur,
Dallarım kırılır, 
Dağılır  sırça yapraklarım
Yerlerde,
Un ufak olur..
Her bir parçamı
Bin parça eder de
Alır götürür bir tarafa rüzgar,
Kuşlar ağıt yakar arkamdan,
Çığrışır durur uzaklarda,
Duyarım.
Sokaklarda bir çocuk görsem
Sevinçli,
Tutmuş da annesinin elinden,
Gözleri gözlerinde,
Sıkı sıkı...
Bakarım arkalarından,
Yüreğim burkulur,
Ağlarım...
 
Şubat 2003
 
SAVAŞ ÇOCUKLARI

Ne yürek dayanır buna,
Ne sağlam bir öz..
Çocuklar alacaklı bizden,
Gerisi boş söz..
Elbet ölecek yine bir çoğu,
Kimi gazdan zehirlenecek,
Paramparça olacak kimi,
Pek çoğu da açlıktan daha sonra,
İlaçsızlıktan..
Kör kalacak,
Yumuk yumuk elleri olmayacak bir daha
Kiminin..
Biz de seyredeceğiz televizyonlardan
Ve boyalı basından savaşı,
Naklen maç yayını seyreder gibi,
Uzaktan...
Ama görmeyeceğiz hiç birini,
Gözlerindeki korkuyu,
Dehşeti...
Göstermeyecekler..
Çocuklar alacaklı bizden,
Doğru...
 
Fırat ALTUNYURT
ÇOCUKLAR
 
Sokakların türküsünü,
En çok çocuklar söyler..
Kaldırım taşları,
Sevda hatıraları...
Gözleri parlar sadece
Zifiri karanlıkta,
Bir de yürekleri,
Kim bilir?
Deniz kenarları
Ve kuytu park köşeleri
Onlarındır.
Bir de köprü altları
Anasını satayım...
İki omuz arasında,
Mezar taşı gibi
Kaybolmuş başları..
Sokakların türküsünü,
En çok çocuklar söyler...
Yorganları gri bulutlar,
Yıldızlarsa gece lambası,
Pamuk ipliğindeki
Silik hayatlar,
Korkular, acılar,
Dünyadaki
En yakın arkadaşları..
Mart 2003
 
IRAK..
Ne yürek dayanır buna,
Ne sağlam bir öz..
Çocuklar alacaklı bizden,
Gerisi boş söz..
Elbet ölecek yine bir çoğu,
Kimi gazdan zehirlenecek,
Paramparça olacak kimi,
Pek çoğu da açlıktan daha sonra,
İlaçsızlıktan..
Biz de seyredeceğiz televizyonlardan
Ve boyalı basından savaşı,
Naklen maç seyreder gibi,
Uzaktan,
Ama görmeyeceğiz hiç birini,
Göstermeyecekler..
Çocuklar alacaklı bizden,
Doğru
2003
 
SOĞUKTU
 
Soğuktu hava,
Demir rengi parmakları
Küçük çocukların,
Kaybolmuş
Koltuk altlarında.
Kar diz boyu dışarıda,
Göz gözü görmüyor..
Felek böyle buyurmuş,
Kararından dönmüyor.
Soğuktu hava.

Beyaz kanatlı
Bir ölüm kuşuydu,
Bu beni ilk,
Ve son öpüşüydü,
Ateş kanatlarıyla sardı,
Yanımda dostlarım da vardı,
Dostlarım da vardı.
Soğuktu hava...
30.12.2003
Doğubeyazıt’ta ölen Burçin ve Asuman öğretmen ile genç Okan'ın anısına...
 
HAFİF ŞİİR
 
Gök yüzünde,
Bir hafif mavi
Yüreğim gibi;
Kırlangıçların
Kanat sesleri...
Gözlerin,
Yeşil dağların
Mor menekşeleri...
Ve
Bir sevda türküsünden  daha yanik,
Ve daha içten
Penceremin dışında,
Ve kimbilir,
Ne kadarda uzaklarda...
Rüzgarın,
Ocaktaki ateşe
Karışan sesi...
Yüreğimde bir yerlerde,
O incecik,
O kar gibi,
O bembeyaz elleri...
Gök yüzünde
Bir ağır mavi,
Yüreğim gibi...
 
Fırat ALTUNYURT  / 19.01.1993
 
 
ZAMAN TÜNELİ
 
Yürüdü geçti zaman,
                   kollarını sallayarak..
Hatırlar mısın bilmem,
       Hani bir akşam yürümüştük
                             Maçka Parkı'nda..
Serserilerden,
   Şimdiki adıyla tinercilerden
                                   korkarak..
Amerikan sigarası içerdik,
                       para kazanmıyorken..
Yürüdü geçti zaman,
                     hızla ve aniden,
                             en çok da üstümüzden
                                               geçen bir tren gibi..
Şan Tiyartosu duruyordu,
           Ve Tünel'de Genco Erkal,
                             Galileo'yu oynuyordu...
Bağıra çağıra,
               ve hatta,
                   Bando mızıkayla
                         gümbür gümbür
                               Yürüdü geçti zaman..
Kalbimin temposu mu yavaşladı,
               Yoksa hayat mı beni yoran?
Kimi zaman, kimi zaman..
Dersimi en çok bir ilkokulda,
             Bir de iş hayatında çalıştım,
Üniversiteyi kantinde,
                 Bir de çalışarak bitirdim..
Sevdim, gezdim, kavga ettim...
                               En çok da....
Türkü söyledim!..
Dostlarımı ise,
             hep sevdim, hep sevdim...
Yürüdü geçti zaman..
Yürüdü de,
       Kafamıza vura vura,
                 Duvarlara çala çala geçti...
Herkes bir dal buldu tutunacak,
                               Ve hayatta kalacak
                                               Hayat ırmağında;
Bulamayanlar,
               Ahh.. Bulamayanlar...
Yürüdü geçti zaman...
Ben,
Hala türkü söylüyorum,
   Ve ben hala kızıyorum,
                             seviyorum,
                                     Ve sigarayı...
                                           Hala bırakıyorum...
Hayattayım,
           Yaşıyorum,
                     ayaktayım..
En çok bebeğimi,
               Sonra karımı,
                             ve tabii ki sonra da
                                                   dostlarımı,
Çok, ama çok seviyorum...
08.05.2003 f.a.
 
 
 
HAYAT
 
Sarı bulutlar geçer boğazdan
Temmuz akşamlarında,
Poyraz rüzgarları gibi
Katmış önüne hayat beni,
Farkında değil aslında,
Ben o bulutlara binerim.
Çocuklar şarkı söyler,
Kuş uçmaz,
Kervan geçmez
Kasaba okullarında,
Emanettir bana heyecanları
Aşkları, yalanları,
Bir yandan yere bakar,
Bir yandan dinlerim.
Hani ayıp da olmasa,
Çocuklar gibi
Gülerim..
Çakırdikenli bir tarlanın,
Sürmüş içine hayat beni..
Karasaban gibi
Yüzerim taşların içinde,
Ağır ağır, tane tane...
Her taşta inlerim
23.07.2003
 
 
SENİN İÇİN
 
Bugün
Yine burada,
Senin için düşmüşüm
Ayaklar altına.
Kanadı kırık
Kuş yüreği gibi 
Atıyor 
Şah damarım,
Kanlar içinde
esir kalmış,
kafeste
Kan ağlamış
Kuş yüreği gibi...
Bugün
Yine burada,
Senin için,
Senin için dalmışım
Od deryasına...
Çocuk gözlerinde
Işıltı,
Uykularında
Meleğin olayım..
Bak kuş gibi
Atıyor,
Atıyor, yanıyor
Yüreğim..
 
16.01.2004 / 10:54
Ana Sayfa   Hacc Ibadetlerim   Öz Gecmisim   Sairler   Torunlarim   Tercan   Linkler   Sile   Yunus E.Camii